Pera Film’in “Şimdi Uzaklardasın” programı, 9 Eylül–11 Ekim tarihleri arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda sinemaseverlerle buluşuyor. Yedi filmlik seçki; Quentin Tarantino, David Lynch, Coen Kardeşler, Brian De Palma, John Hughes, Richard Linklater ve Hal Ashby’nin kült yapımlarını bir araya getiriyor.
“Şimdi Uzaklardasın” ile Sinemanın Ezber Bozan Ruhuna Yolculuk
Pera Müzesi Film ve Video Programları kapsamında faaliyet gösteren Pera Film, yeni sezonunu sinema tarihine damga vurmuş kült klasiklerden oluşan “Şimdi Uzaklardasın” programıyla açıyor.
9 Eylül–11 Ekim tarihleri arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek program, geçmişe duyulan özlemin popüler kültürde yeniden görünürlük kazanmasından hareketle, farklı dönem ve türlere yayılan filmler üzerinden sinemanın özgür, cesur ve ezber bozan ruhunu yeniden gündeme taşıyor.
Yedi filmlik seçkide, sinema dilini ve anlatı biçimlerini dönüştüren yapımlar bir araya geliyor. Program, yıllar önce çekilmiş olmalarına rağmen karakterleri, diyalogları, müzikleri ve görsel anlatım biçimleriyle etkisini koruyan filmleri yeniden beyazperdede izleme fırsatı sunuyor.

Sinemanın Kurallarını Değiştiren Filmler
Programın öne çıkan yapımlarından biri, Quentin Tarantino’nun modern sinemanın anlatı kalıplarını sarsan kült filmi “Ucuz Roman”. Los Angeles’ın yeraltı dünyasında yolları kesişen karakterlerin hikâyelerini kronolojik olmayan bir kurgu üzerinden anlatan film; popüler kültür göndermeleri, keskin diyalogları ve müzikleriyle 1990’lar bağımsız sinemasının en etkili örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
Coen Kardeşler’in “Büyük Lebowski” filmi ise bowling tutkunu ve hayatını mümkün olduğunca sakin sürdürmek isteyen “The Dude”un kendisini karmaşık bir fidye olayının ortasında bulmasını anlatıyor. Absürt mizahı, unutulmaz replikleri ve Jeff Bridges’ın performansıyla zaman içinde kült bir statü kazanan film, seçkinin dikkat çeken yapımları arasında yer alıyor.
Brian De Palma’nın “Yılan Gözler” filmi, bir boks maçı sırasında gerçekleşen siyasi suikastın arkasındaki komployu çözmeye çalışan dedektif Rick Santoro’nun hikâyesine odaklanıyor. Nicolas Cage’in başrolünde yer aldığı film, yaklaşık 13 dakikalık kesintisiz açılış sekansı ve bölünmüş ekran kullanımıyla De Palma’nın görsel anlatım anlayışını öne çıkarıyor.
David Lynch’in ilk uzun metrajı “Eraserhead” ise programın deneysel sinema damarını temsil ediyor. Bağımsız koşullarda ve uzun yıllara yayılan bir üretim sürecinin ardından tamamlanan film, içine kapanık Henry Spencer’ın deforme olmuş ve sürekli ağlayan bebeğiyle yaşadığı deneyim üzerinden baba olma korkusu, yabancılaşma ve cinsel kaygıları işliyor. Geleneksel anlatı yapısını reddeden film, özgün ses tasarımıyla 1970’lerin “Gece Yarısı Sineması”nın simge yapımlarından biri hâline geldi.

Gençlik, Aidiyet ve Özgürlük
“Şimdi Uzaklardasın” seçkisinin bir diğer bölümünde ise gençlik, aidiyet ve özgürlük temaları öne çıkıyor.
John Hughes’un gençlik sinemasının klasikleri arasında yer alan “Kahvaltı Kulübü”, farklı sosyal gruplardan beş lise öğrencisinin bir cumartesi günü okul kütüphanesinde geçirdikleri zamanı anlatıyor. Başlangıçta birbirlerini toplumun üzerlerine yapıştırdığı etiketlerle değerlendiren gençler, gün ilerledikçe aile baskılarını, korkularını ve ergenlik döneminin sorunlarını paylaşarak birbirlerine yaklaşmaya başlıyor.
Richard Linklater’ın kendi gençlik anılarından beslenen “Genç ve Heyecanlı”, 1976 yılında Teksas’ta lisenin son gününü yaşayan bir grup gencin tek bir gün ve geceye yayılan hikâyesini anlatıyor. Film, gençlikten yetişkinliğe geçişin belirsizliğini ve özgürlük duygusunu merkeze alıyor.
Hal Ashby’nin “Harold ve Maude” filmi ise ölüm takıntılı 20 yaşındaki Harold ile yaşamı neşe ve özgürlük duygusuyla kucaklayan 79 yaşındaki Maude’un sıra dışı ilişkisine odaklanıyor. Gösterime girdiği dönemde beklenen ilgiyi görmeyen ancak yıllar içinde kültleşen film, absürt mizahının arkasında yaşamı kabullenme, toplumsal kalıpları kırma ve anı yaşama gibi temaları ele alıyor.
Kült Filmler Yeniden Beyazperdede
“Şimdi Uzaklardasın”, doğrusal anlatıyı bozan yapımlardan gençlik sinemasının kuşaklar boyunca karşılık bulan örneklerine, absürt komediden deneysel sinemaya uzanan geniş bir seçki sunuyor.
Program, yalnızca geçmişe dönük bir sinema yolculuğu değil; farklı dönemlerde üretilmiş filmlerin bugün hâlâ neden izleyiciyle bağ kurabildiğine dair bir düşünme alanı da açıyor. Zamana direnen karakterleri, diyalogları, müzikleri ve sinema dilleriyle bu kült yapımlar, Pera Müzesi Oditoryumu’nda yeniden izleyiciyle buluşuyor.
Bu program kapsamındaki film gösterimleri indirimli müze giriş bileti ile izlenebilir. Biletler, Biletix’ten veya Pera Müzesi resepsiyonundan temin edilebilir. Yasal düzenlemeler uyarınca aksi belirtilmediği sürece tüm film gösterimlerimiz 18+ uygulamasına tabidir.
Fragmanlar:
Eraserhead:
Yönetmen: David Lynch
Oyuncular: Jack Nance, Charlotte Stewart, Allen Joseph, Jeanne Bates
ABD, 1977, 89′, DCP, siyah beyaz
İngilizce; Türkçe altyazılı
David Lynch’in ilk uzun metrajlı filmi, sinema tarihinin en nev-i şahsına münhasır, rahatsız edici ve büyüleyici başyapıtlarından biri. Karanlık ve kasvetli bir endüstriyel kâbus atmosferinde geçen Eraserhead; içine kapanık Henry Spencer’ın, kız arkadaşının dünyaya getirdiği deforme ve sürekli ağlayan bebeğiyle baş başa kalmasını konu alır. Baba olma korkusu, yabancılaşma ve cinsel kaygılarla örülü bu hikâye, geleneksel anlatı yapısını tamamen reddederek seyirciyi doğrudan karakterin zihinsel sanrılarına ortak eder.
Bağımsız koşullarda ve yıllara yayılan zorlu bir yapım süreciyle tamamlanan film, 1970’lerin Amerika’sında kült yapımları doğuran “Gece Yarısı Sineması” (Midnight Movie) akımının en önemli simgelerinden birine dönüşmüştür. Stanley Kubrick’in The Shining’i çekmeden önce oyuncularına doğru ruh hâlini yakalamaları için izlettiği bu siyah-beyaz deneysel başyapıt, mekanik gürültüler ve rüzgâr uğultularıyla örülü çığır açıcı ses tasarımıyla da sinema literatürüne kazınmıştır.
Ucuz Roman:
Yönetmen: Quentin Tarantino
Oyuncular: John Travolta, Uma Thurman, Samuel L. Jackson, Tim Roth
ABD, 1994, 154′, DCP, renkli
İngilizce, İspanyolca, Fransızca; Türkçe altyazılı
Quentin Tarantino imzalı Ucuz Roman, modern sinemanın anlatı kalıplarını kökünden sarsan ve 90’lar bağımsız sinemasını küresel bir fenomene dönüştüren çığır açıcı bir başyapıt.
Ucuz Roman, Los Angeles’ın tekinsiz yeraltı dünyasında yolları kesişen iki kiralık katil, patronlarının büyüleyici eşi, şike yapmayı reddeden hırslı bir boksör ve acemi bir soyguncu çiftin iç içe geçen öykülerini takip eder. Kronolojik ve doğrusal olmayan kurgusu, popüler kültür göndermeleriyle dolu keskin diyalogları ve unutulmaz müzik seçimleriyle yapıt, sinema diline yepyeni bir soluk kazandırmıştır.
John Travolta’nın kariyerini yeniden zirveye taşıyan, Uma Thurman, Samuel L. Jackson, Bruce Willis ve Harvey Keitel gibi isimlerin efsanevi performanslarıyla devleştiği film, 1994 Cannes Film Festivali’nde büyük ödül Altın Palmiye’yi kazanmış, ardından En İyi Orijinal Senaryo Oscar’ına layık görülmüştür. Sinema tarihinin en çok referans verilen kült klasiklerinden biri hâline gelen Ucuz Roman, postmodern sinemanın en parlak ve ölümsüz örneklerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.
Kahvaltı Kulübü:
Yönetmen: John Hughes
Oyuncular: Emilio Estevez, Judd Nelson, Molly Ringwald, Paul Gleason
ABD, 1985, 89′, DCP, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı
John Hughes’un yazıp yönettiği 1985 yapımı Kahvaltı Kulübü gençlik sinemasının kalıplarını kökünden değiştirerek sinema tarihinin simgeleşmiş yapımlarından biri hâline gelmiştir.
Film, ceza aldıkları için bir cumartesi günü okulun kütüphanesinde bir araya gelmek zorunda kalan, birbirinden zıt karakterlere sahip beş liseli gencin hikâyesini konu alır. Başlangıçta birbirlerine tamamen yabancı ve önyargılı olan bu gençler, gün ilerledikçe aile baskılarını, ergenlik sancılarını ve toplumun üstlerine yapıştırdığı etiketleri paylaşarak derin bir bağ kurarlar.
80’ler Amerikan gençlik kültürünün yüzü hâline gelen “Brat Pack” oyuncu grubunu (Emilio Estevez, Judd Nelson, Molly Ringwald, Ally Sheedy, Anthony Michael Hall) bir araya getiren film, tek mekânda geçen diyalog odaklı yapısıyla dönemin klişe gençlik filmlerinden ayrılır. Popüler kültürde derin iz bırakan, Simple Minds’ın unutulmaz şarkısı “Don’t You (Forget About Me)” ile de klasikleşen bu kült film, nesiller boyu geçerliliğini koruyan ölümsüz bir başyapıt.
Genç ve Heyecanlı:
Yönetmen: Richard Linklater
Oyuncular: Jason London, Wiley Wiggins, Matthew McConaughey, Milla Jovovich
ABD, 1993, 103′, DCP, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı
Bağımsız sinemanın usta isimlerinden Richard Linklater’ın yönettiği Genç ve Heyecanlı, 90’lar sinemasının iz bırakan klasiklerinden biri.
Film, 1976 yılının Teksas’ında, lisenin son günü yaz tatiline adım atmak üzere olan bir grup gencin gözünden tek bir gün ve gecede yaşananları perdeye taşır. Belirli bir âna ve olay örgüsüne dayanmak yerine, karakterlerin özgürce gezindiği bir yapıda ilerleyen film; yetişkinliğe geçişin getirdiği belirsizlikleri, aidiyet arayışını ve saf gençlik enerjisini büyük bir samimiyetle yakalar.
Linklater’ın gençlik anılarından beslenen film, Matthew McConaughey, Ben Affleck ve Milla Jovovich gibi geleceğin dev isimlerini henüz kariyerlerinin başında buluşturan kadrosuyla da sinema tarihinde özel bir yere sahip. Aerosmith, Alice Cooper ve Bob Dylan gibi efsanelerin parçalarından oluşan muazzam soundtrack albümü ve nostaljiyi romantize etmeden sunan gerçekçi diliyle Genç ve Heyecanlı, dönemsel bir gençlik hikâyesi olmanın çok ötesine geçerek özgürlük hissini her izleyicide yeniden canlandıran kült bir klasiğe dönüşmüştür.
Harold ve Maude:
Yönetmen: Hal Ashby
Oyuncular: Ruth Gordon, Bud Cort, Vivian Pickles, Cyril Cusack
ABD, 1971, 91’, DCP, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı
Harold, ilgisiz bir ailede büyüyen, ölüm takıntısına sahip ve dikkat çekmek için sürekli sahte intihar senaryoları kurgulayan 20 yaşında bir gençtir. Günlerini tanımadığı insanların cenaze törenlerine katılarak geçiren Harold, bu cenazelerden birinde 79 yaşındaki Maude ile karşılaşır. Hayatı kuralsızca, neşeyle ve sınırsız bir özgürlükle kucaklayan bu sıra dışı kadın, Harold’ın karanlık ve kasvetli dünyasını kökünden değiştirir. İkilinin cenazelerden doğan tuhaf tanışıklığı, zamanla toplumun kabul görmüş normlarına meydan okuyan bir ilişkiye dönüşür.
Vizyona girdiği dönem anlaşılamamış olsa da, zamanla kulaktan kulağa yayılarak dev bir hayran kitlesine ulaşan film, başrollerdeki Ruth Gordon ile Bud Cort’un etkileyici performanslarıyla, absürt mizahının arka planında yaşama tutunmayı, kabukları kırmayı ve anı yaşamayı felsefi bir derinlikle işliyor.
Büyük Lebowski:
Yönetmen: Joel Coen, Ethan Coen
Oyuncular: Jeff Bridges, John Goodman, Julianne Moore, Steve Buscemi,
ABD, Birleşik Krallık, 1998, 117’, DCP, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı
Coen Kardeşler’in popüler kültürde derin bir iz bırakan kült filmi Büyük Lebowski; tek hayali bowling oynamak, kirletilen halısının hakkını aramak ve White Russian kokteylini yudumlamak olan, Los Angeles’ın en gamsız karakteri “The Dude”un absürt hikâyesini takip eder.
İsim benzerliği yüzünden kendisini milyarder bir adaşının karmaşık fidye skandalının, nihilist şantajcıların ve avangart sanatçıların ortasında bulan Dude, arkadaşları Walter ve Donny ile birlikte içinden çıkılmaz bir karmaşanın ortasına sürüklenir.
Alışılagelmiş dedektif hikâyelerinin yapısını absürt bir komediyle altüst eden Coen Kardeşler; filmin dillere pelesenk diyalogları, müzikleri ve gerçeküstü rüya sahneleriyle sinema tarihine damga vurmuştur. Jeff Bridges’ın kültürel bir fenomene dönüştürdüğü The Dude karakterinin yanı sıra John Goodman ve Steve Buscemi’nin efsanevi performanslarıyla devleşen film, yıllar içinde felsefi bir yaşam tarzına dönüşen “Dudeism”e bile ilham verir.
Yılan Gözler:
Yönetmen: Brian De Palma
Oyuncular: Nicolas Cage, Gary Sinise, John Heard, Carla Gugino
ABD, Kanada, 1998, 98′, DCP, renkli
İngilizce; Türkçe altyazılı
Gerilim sinemasının ustalarından Brian De Palma’nın yönettiği filmde, Atlantic City’deki bir boks maçı esnasında ABD Savunma Bakanı’na suikast düzenlenir. Maçı izlemek için orada olan dedektif Rick Santoro kendisini olayların içinde bulur ve gerçeği ortaya çıkarmak için harekete geçer.
Nicolas Cage’in kendine özgü yüksek enerjisi ve abartılı oyunculuk üslubuyla hayat verdiği Santoro karakteri, Gary Sinise’in canlandırdığı yüksek rütbeli diplomat ve yakın dostu Kevin Dunne ile karşı karşıya geldikçe kendisini devasa bir siyasi komplonun ortasında bulur.
De Palma’nın sinematografik dehasını konuşturduğu ve açılıştaki yaklaşık 13 dakikalık meşhur kesintisiz plan sekansla hafızalara kazınan yapım; kamera kullanımındaki estetik tercihler, bölünmüş ekran (split-screen) teknikleri ve klostrofobik mekân kullanımıyla görsel açıdan etkileyici bir atmosfer yaratıyor.
Gösterim Programı:
Eraserhead
9 Eylül Çarşamba, 19.00
4 Ekim Pazar, 15.00
Kahvaltı Kulübü
13 Eylül 2026 Pazar, 15.00
9 Ekim Cuma, 19.00
Genç ve Heyecanlı
19 Eylül Cumartesi, 18.30
2 Ekim Cuma, 19.00
Yılan Gözler
18 Eylül Cuma, 19.00
3 Ekim Cumartesi, 18.30
Ucuz Roman
12 Eylül Cumartesi, 18.00
11 Ekim Pazar, 15.00
Büyük Lebowski
11 Eylül Cuma, 19.00
26 Eylül Cumartesi, 18.30
Harold ve Maude
20 Eylül Pazar, 15.00
10 Ekim Cumartesi, 15.00
https://artcolumn.com.tr