1996 yılından itibaren Antik Dekor dergisinde, ardından 2009 yılında yayın hayatına başlayan Artam Global Art & Design dergisinde Yayın Koordinatörü olarak görev yaptığım yıllar boyunca, Türkiye’de ve dünyada pek çok önemli sanat koleksiyonunun oluşum süreçlerini yakından izleme fırsatı buldum. Yıllar içinde tanıklık ettiğim bu koleksiyonların bazılarının bugün uluslararası ölçekte önemli sanat koleksiyonları arasında yer almasını büyük bir gururla izliyorum.
Bu nedenle Artweeks Istanbul “Collector’s” Edisyonunun hayata geçirilmesini son derece önemli buluyor ve büyük bir ilgiyle takip ediyorum. Türk çağdaş sanatının önemli bir bölümüne koleksiyonlar üzerinden bakma fırsatı sunan bu özel edisyonun; koleksiyoner adaylarından sanatçılara, sanat profesyonellerinden sanatseverlere kadar sanatla ilgilenen herkes için kaçırılmaması gereken bir buluşma olduğunu düşünüyorum.

Akaretler Sıraevler’in tarihi atmosferinde gerçekleşen Artweeks Istanbul “Collector’s” Edisyonu, Banu & Hakan Çarmıklı, Öner Kocabeyoğlu ve Tansa Mermerci’nin yıllar içinde oluşturdukları, 300’ün üzerinde eserden oluşan özel koleksiyonları bir araya getiriyor. 8 Kasım 2026 tarihine kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilen edisyon, yalnızca eserleri bir arada görmek için değil, Türkiye’de koleksiyonerliğin geçirdiği dönüşümü anlamak açısından da önemli bir fırsat sunuyor.
Üç Koleksiyon, Üç Farklı Sanat Yolculuğu
“Collector’s” edisyonunun en önemli özelliklerinden biri, koleksiyonları yalnızca eserlerin bir araya getirildiği seçkiler olarak sunmaması. Her koleksiyonun arkasındaki kişisel hikâye, sanatla kurulan ilişki, seçimler ve zaman içerisinde yaşanan dönüşüm serginin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Bu nedenle sergiye yalnızca “hangi sanatçıların eserleri var?” sorusuyla bakmak yerine, “Bu koleksiyon neden böyle oluştu?”sorusunu sormak gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü iyi bir koleksiyon, yalnızca ekonomik değeri yüksek eserlerin bir araya gelmesi değildir. Bir koleksiyon aynı zamanda onu oluşturan kişinin sanatla kurduğu ilişkinin, dünyaya bakışının ve zaman içinde geliştirdiği düşünsel yolculuğun kaydıdır.

Banu & Hakan Çarmıklı: Çağdaş Sanat Koleksiyonerliğinde Öncü Bir Yaklaşım
Banu ve Hakan Çarmıklı’nın sanatsal vizyonu 1990’lı yıllardan itibaren dikkat çekici ve ayrıcalıklı bir çizgi taşıyordu. O yıllarda bugün sanat dünyasında son derece yaygın kullanılan “çağdaş sanat”, “çağdaş sanat eseri”, “enstalasyon” ve “video sanatı” gibi kavramların henüz geniş bir çevrede karşılık bulmadığı bir dönemde, Çarmıklı çifti koleksiyonlarına sanat tarihine geçecek nitelikte eserleri katmaya başlamıştı.
Onların koleksiyonerlik anlayışı, yalnızca sanat eseri satın alma pratiğinin çok ötesindeydi. Dönemlerinin önünde ilerleyen seçimleri ve çağdaş sanata duydukları güven, zaman içinde güçlü bir koleksiyonun temelini oluşturdu.
Bugün bu yaklaşımın Merdiven Art Space ile farklı bir boyuta taşındığını görmek mümkün. Banu ve Hakan Çarmıklı’yı, Türkiye’de çağdaş sanat koleksiyonerliğinin önünü açan öncü koleksiyonerler arasında değerlendirmek hiç kuşkusuz doğru olacaktır.

Öner Kocabeyoğlu: Tutkuyla Büyüyen Bir Koleksiyon
2000’li yılların başında Öner Kocabeyoğlu’nun Paris Ekolü ağırlıklı koleksiyonunu büyük bir tutkuyla geliştirdiği yıllara da yakından tanıklık ettim. 2011 yılında Santral İstanbul’da gerçekleştirdiği “20. Yüzyılın 20 Modern Türk Sanatçısı 1940-2000” başlıklı sergi ise benim için hâlâ unutulmaz sergiler arasında yer alıyor.
Kocabeyoğlu’nun koleksiyonculuğu, yıllar içerisinde aynı tutku ve süreklilikle gelişmeye devam etti. Bugün Papko Art Collection adı altında koleksiyonundan önemli eserleri sanatseverlerle buluşturması, özel koleksiyonların kamusal sanat hayatına sağlayabileceği katkının da önemli örneklerinden birini oluşturuyor.
Bir koleksiyonun değerini yalnızca sahip olduğu eserlerin niteliği değil, zaman içerisinde oluşturduğu bütünlük, süreklilik ve sanat tarihine bakışı da belirler. Kocabeyoğlu koleksiyonu bu açıdan dikkat çekici bir örnek.
“Collector’s” edisyonunda “Tutku ve Sabır” başlığıyla sunulan koleksiyonun küratörlüğünü Levent Çalıkoğlu üstleniyor. Sergi, 91 sanatçının 140 eserini farklı tematik eksenler üzerinden bir araya getiriyor. Kocabeyoğlu’nun koleksiyonculuk anlayışında “tutku” başlangıç noktasıysa, “sabır” bu yolculuğun sürdürülebilirliğini sağlayan temel unsur.
Bence bu, koleksiyonerliğin en önemli gerçeklerinden birine işaret ediyor. Bir koleksiyon bir gecede oluşmuyor. Zaman, araştırma, bilgi, sezgi, vazgeçebilme ve bazen de yıllarca bekleyebilme becerisi gerektiriyor.
Kocabeyoğlu’nun bugün Papko Art Collection çatısı altında koleksiyonundan önemli eserleri sanatseverlerle buluşturması da özel koleksiyonların sanat ekosistemindeki rolünü daha görünür hale getiriyor

Tansa Mermerci: Koleksiyonerlikten Sanat Alanına
Tansa Mermerci ise sanatla iç içe bir aile ortamında büyüdü. Mermerci ailesinin koleksiyonunda Türk resim tarihinin önemli eserleri bulunuyordu. Sanatın gündelik hayatın doğal bir parçası olduğu bir ortamda yetişen Mermerci’nin koleksiyonerlik serüveni de bu kültürel mirasın izlerini taşıyor.
Müze niteliğindeki bir yalıda geçen çocukluk ve gençlik yıllarından, sanat dünyasında aktif bir rol üstlenmeye uzanan bu yolculuk, onun sanatla kurduğu ilişkinin yalnızca koleksiyonerlikle sınırlı kalmadığını gösteriyor.
Tansa Mermerci’nin Spot Projectsin kurucuları arasında yer alması da bu dönüşümün önemli adımlarından biri. Türkiyeli sanatçıların üretim ve eğitim süreçlerine destek sağlayan Spot Projects, zaman içerisinde Türkiye’nin önemli sanat kurumlarından biri haline geldi.
2000’li yıllarda İslam ve oryantalist sanatla başlayan koleksiyon, ilerleyen yıllarda çağdaş sanatın daha cesur ve kavramsal alanlarına yöneldi. “Sükûn ve Galeyan” başlıklı seçki; Nilbar Güreş ve Nil Yalter gibi Türkiyeli kadın sanatçıların yanı sıra Martin Creed ve Yuji Agematsu gibi sanatçıların eserleri üzerinden kimlik, sahiplik, değer ve gündelik hayat gibi meseleleri tartışmaya açıyor.
Mermerci’nin koleksiyonunu “parçalı değil, bütünüyle bir otobiyografi” olarak tanımlaması da son derece çarpıcı. Çünkü koleksiyon ilerledikçe insanın kendi değişimini de kaydetmeye başlıyor. Bir dönem ilgi duyduğunuz sanatçı, konu veya estetik anlayış zaman içerisinde yerini başka bir bakış açısına bırakabiliyor. Bu anlamda koleksiyon, yalnızca sanat tarihinin değil, koleksiyonerin kendi hayatının da bir arşivine dönüşüyor.

Koleksiyonlardan Sanat Tarihine
Artweeks Istanbul “Collector’s” Edisyonu’nu benim için önemli kılan temel noktalardan biri de tam olarak burada ortaya çıkıyor.
Bir sanat koleksiyonu, yalnızca bir araya getirilmiş eserlerden oluşmaz. Her koleksiyon, onu oluşturan kişinin sanat tarihine bakışını, döneminin ruhunu, risk alma biçimini, sanatçı seçimlerini ve zaman içerisinde değişen estetik tercihlerini de taşır.
Banu & Hakan Çarmıklı, Öner Kocabeyoğlu ve Tansa Mermerci’nin koleksiyonlarına baktığımızda, Türkiye’de özel koleksiyonerliğin farklı kuşaklarda nasıl geliştiğini; çağdaş sanata duyulan ilginin nasıl kurumsal yapılara, sanat alanlarına ve sanatçı destek mekanizmalarına dönüştüğünü de görebiliyoruz.
Bu nedenle Artweeks Istanbul “Collector’s” Edisyonu, yalnızca üç özel koleksiyonu bir araya getiren bir etkinlik değil; aynı zamanda Türkiye’de koleksiyonerlik kültürünün gelişimine dair önemli bir panorama sunuyor.
Sanat koleksiyonlarının geleceğin sanat tarihini şekillendirmedeki rolünü görmek, sanatçıların bugün hangi koşullarda üretim yaptığını anlamak ve koleksiyonerliğin yalnızca bir sahip olma biçimi değil, aynı zamanda sanata verilen uzun soluklu bir destek olduğunu keşfetmek isteyen herkes için bu edisyonun önemli bir durak olduğunu düşünüyorum.
Artweeks Istanbul “Collector’s” edisyonu da tam bu nedenle önemli.
Çünkü burada yalnızca eserleri görmüyoruz.
Tutkuyu, sabrı, cesareti, sezgiyi, kişisel hikâyeleri ve yıllar içerisinde oluşmuş bir sanat hafızasını görüyoruz.
Ve belki de en önemlisi, bugün koleksiyon oluşturmaya başlayanlara şu soruyu sorduruyoruz:
“Ben nasıl bir sanat hafızasının parçası olmak istiyorum?”
Artweeks Istanbul “Collector’s” edisyonu, 8 Kasım 2026 tarihine kadar pazartesi günleri hariç her gün 12.00–19.00 saatleri arasında Akaretler Sıraevler’de ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.
https://artcolumn.com.tr