“Siz kimsiniz?” sorusu, Seldem Kargı’nın yeni sergisinin çıkış noktasını oluşturuyor. C.A.M. Galeri, sanatçının üçüncü kişisel sergisi “Siz Kimsiniz?”ne 3 Ekim – 15 Kasım tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.
Kargı’nın pratiği, aidiyet duygusunun kırılganlaştığı bir eşikte şekilleniyor. İlişkiler, imgeler, fikirler ve bedenler gibi kendimize ait olduğunu düşündüğümüz şeyler, başka bakışların süzgecinden geçtikçe anlam değiştiriyor, çoğalıyor ve zaman zaman yabancılaşıyor. Sanatçının üretimleri de bu belirsizlik alanında; sahiplik ile mesafe, özne ile yansıma arasındaki ince çizgide biçimleniyor.

“İnsan Kendine Ait Şeyleri Ne Kadar Tanıyabilir?”
Serginin başlığını taşıyan soru, aynı zamanda sanatçının üretim sürecinin temelini oluşturuyor:
Bu soru ile açıyorum gözlerimi, saat sabahın 4’ü.
İnsan kendine ait şeyleri ne kadar tanıyabilir? Kendimize ait sandığımız şeyler ne kadar bizim?
Eşin, dostun, çocuğun, zamanla yeşeren saksıdaki o bitki, veya aklındaki o fikir. Ne kadar bizim?
Yazdığın iki satır, çizdiğin iki figür. Senin gördüğün gibi mi görünüyor bir başka çift göze. Bilemiyorum.
Gündüz düşleri gibi bir şey geçiyor aklımdan sık sık. Hayata yetişmeye çabaladığım saatlerde gördüğüm rüyaları çiziyor gibi ellerim. Sonra bu dünyadan olmayan her bedeni bu dünyaya doğuruyor, karşılarına geçip soruyorum; siz kimsiniz?”
Kargı; eş, dost, çocuk, saksıda büyüyen bir bitki ya da zihinde beliren bir fikir gibi gündelik hayatta “bize ait” olduğunu düşündüğümüz unsurların sınırlarını sorguluyor. Yazılan birkaç satırın ya da çizilen iki figürün başka bir göz tarafından aynı biçimde görülüp görülmeyeceği ise sanatçının çalışmalarında cevabı açık bırakılan sorular arasında yer alıyor.
Bu yaklaşım, sergideki imgelerin tek bir anlam veya bakışla sınırlandırılmamasını sağlıyor. Her yeni bakış, figürleri ve onların taşıdığı anlamları yeniden kuruyor.

Gündüz Düşlerinden Doğan Bedenler
Sanatçının gündelik hayatın hızına yetişmeye çalıştığı saatlerde zihninden geçen “gündüz düşleri”, üretim pratiğinin önemli kaynaklarından birini oluşturuyor. Önceden tasarlanmayan ve an içerisinde ortaya çıkan imgeler, tuval üzerinde bu dünyaya ait değilmiş gibi görünen bedenlere dönüşüyor.
Kargı, bu figürleri yalnızca temsil etmekle kalmıyor; onları adeta bu dünyaya “doğuruyor”. Ardından karşılarına geçerek onların kimliklerini sorguluyor: “Siz kimsiniz?”
Bu süreçte figürler, sanatçının iç dünyasından türeyen ancak zamanla ondan bağımsızlaşan varlıklara dönüşüyor. Böylece her beden hem sanatçıya ait bir başlangıç taşıyor hem de sanatçının kontrolünün dışına çıkarak kendi varlığını kuruyor.
Tanıdık ile Yabancı Arasında
“Siz Kimsiniz?”, izleyiciyi tanıdık ile yabancı arasında gidip gelen bir görme deneyimine davet ediyor. Çizilen figürün ya da yazılan satırların gerçekten kime ait olduğu sorusu yalnızca sanatçıya değil, izleyiciye de yöneltiliyor.
Kargı’nın dünyasında imgeler tek bir bakışa ait değil. Her izleyici, karşılaştığı figüre kendi deneyimleri ve bakışı üzerinden yeni bir anlam kazandırıyor. Bu nedenle sergideki bedenler, hem sanatçının iç dünyasının izlerini taşıyor hem de izleyiciyle karşılaştıkları anda yeni bir kimlik kazanıyor.
Seldem Kargı’nın pratiğinde sahiplik duygusu kesin bir sınır olmaktan çıkıyor. Bedenler, düşünceler, ilişkiler ve imgeler farklı anlamlara doğru kayarken, sanatçı ile ürettiği figürler arasındaki mesafe de sürekli yeniden kuruluyor.
“Siz Kimsiniz?”, bu sessiz karşılaşmayı görünür kılarak izleyiciyi sanatçının dünyasında doğan ve ardından kendi anlamlarını aramaya başlayan bedenlerle baş başa bırakıyor.
Bilgi için:
www.camgaleri.com
camgaleri@gmail.com
+90 212 245 79 75
https://artcolumn.com.tr